No. 17 Belirsizlik Safsataları
Gerçek İskoç Safsatası
İngilizcesi: No True Scotsman
Karşı örnek gelince tanımı değiştirdin. Kulüp küçüldü, sen haklı kaldın.
Gerçek taraftar her maça gelir. Yağmur çamur dinlemez.
Hasan Amca elli yıldır taraftar. Dizleri tutmayi, evden izleyi.
O zaman gerçek taraftar deildur!
Nedir?
Bir genellemeye karşı örnek gelince, geri adım atmak yerine tanımı daraltmak: “Gerçek X’ler bunu yapmaz.” Örnek kabul edilmez; tanım her seferinde onu dışarıda bırakacak şekilde yeniden çizilir.
Kalıbı
- “Bütün X’ler Y yapar.”
- “İşte bir X, Y yapmıyor.”
- “O zaten gerçek X değil.”
Neden tutmaz?
İddia, çürütülemez hâle getirilmiştir: her karşı örnek tanımdan atılır. Çürütülemeyen iddia güçlü değil, boştur; hiçbir şey söylemez. “Gerçek” kelimesi işi görür: sanki bir ölçüt varmış gibi durur, oysa ölçüt “benim dediğimi doğrulayan”dır.
Nasıl yakalarsın?
- Karşı örnekten sonra “gerçek”, “hakiki”, “esas” kelimeleri çıkıyor.
- Tanım, tartışmanın başında ve sonunda aynı değil.
- İddiayı çürütecek hiçbir örnek kabul edilmiyor.
Ne dersin?
Tanımı baştan sabitle: “Gerçek taraftar derken ne kastediyorsun? Ölçüt ne?” Sonra örneği o ölçüte vur. Tanım örnekle birlikte kayıyorsa göster: “Az önce tanımın buydu, şimdi şu oldu.”
Safsata olmadığı zaman
Bazı tanımların gerçekten sınırı vardır: “vejetaryen et yemez” dediğinde, et yiyen birine “vejetaryen değil” demek safsata değil, kelimeyi doğru kullanmaktır. Fark, tanımın baştan belli ve makul olmasında; karşı örnek gelince uydurulmamasında.
Örnekler
- Aile“Bizim ailede kimse boşanmaz.” “Halam boşandı.” “O zaten bizden sayılmaz.”
- İş“İyi bir mühendis bu hatayı yapmaz.” “Ahmet yaptı.” “Demek ki iyi mühendis değilmiş.” Ahmet dün en iyisiydi.
- Sağlık“Bu diyeti düzgün yapan mutlaka zayıflar.” Zayıflamayan herkes, tanım gereği, düzgün yapmamıştır.
- Futbol“Gerçek taraftar yenilgide de destekler.” Yenilgide ıslık çalan herkes bir anda sahte oluverir.