No. 12 Şaşırtma Safsataları
İmalı Soru Safsatası
İngilizcesi: Loaded Question
Sorunun içine hükmü koydun. Ben o oyuna gelmem.
Söyle bakalum Dursun, karuna yalan söylemeyi ne zaman bıraktun?
Bırakmadum… yani başlamadum ki! Uy, ne desem batayrum!
Evet desen batar, hayır desen batar. Cevap verme Dursun, büyüklük sende kalsun.
Nedir?
İçine tartışmalı bir varsayım gömülmüş soru. Nasıl cevaplarsan cevapla, varsayımı kabul etmiş oluyorsun. “Kopya çekmeyi bıraktın mı?” sorusunda evet de suç, hayır da.
Kalıbı
- Soru: “X’i yapmayı bıraktın mı?” (X’i yaptığın varsayılmış)
- Evet: “Demek yapıyordun.”
- Hayır: “Demek hâlâ yapıyorsun.”
Neden tutmaz?
Soru, iddia gibi görünmediği için savunmasız yakalar; insan soruya cevap vermeye programlıdır, sorguya çekmeye değil. Varsayım, cevap verirken sessizce içeri sızar. Seyirci de sadece cevabı duyar: kekelemeni, kızarmanı. Numara, seni suçlamadan suçlu göstermek.
Nasıl yakalarsın?
- Hangi cevabı versen, tatsız bir şeyi kabul etmiş oluyorsun.
- “Ne zaman”, “neden”, “hâlâ” ile başlayan, arkasında iddia gizli sorular.
- Cevap vermeye çalışırken kendini savunma pozisyonunda buluyorsun.
Ne dersin?
Cevap verme, varsayımı çıkar: “Bu soru bir şeyi kabul etmiş sayıyor; önce onu konuşalım. Yalan söylediğimi nereden çıkardın?” Soruyu ikiye böl, her parçayı ayrı cevapla.
Safsata olmadığı zaman
Her sorunun bir varsayımı vardır; “saat kaç?” bile saatin olduğunu varsayar. Varsayım tartışmasız ve iki taraf için de kabulse sorun yok. Safsata, tam da tartışılan şeyi soruya gömüp, cevaplayanı kabullenmiş göstermek.
Örnekler
- İş“Bu projeyi neden bu kadar geç bitirdiniz?” Geç bitirilip bitirilmediği daha konuşulmadı.
- Aile“Ne zaman düzgün bir işe gireceksin?” Şimdiki işin düzgün olmadığına çoktan karar verilmiş.
- Sosyal medya“Bu markanın müşterileri aldatmasına ne diyorsunuz?” Aldatma, sorunun içinde hazır geliyor.
- Futbol“Hakem bu sefer de mi sizi kurtaracak?” Önceki kurtarmalar sorunun ambalajı.