No. 05 Şaşırtma Safsataları
Ya Siyah Ya Beyaz Safsatası
İngilizcesi: False Dilemma
İki seçenek verdin, üçüncüyü sakladın. Ben üçüncüyü seçiyorum.
Ya bu pazar annemlere cideceğuk, ya da bizi bir daha eve almazlar.
Uy, pazar maç var! Bittuk, kaynana bizi mirastan atacak!
Cumartesi diye bir gün var, biliyisunuz deil mi?
Nedir?
Sanki dünyada iki seçenek varmış gibi konuşmak: ya bu, ya o. Oysa arada, dışarıda, yanında başka yollar da var; sadece masaya konmamış.
Kalıbı
- Ya A, ya B.
- B olmaz. (Ya da: B korkunç.)
- Öyleyse A.
Neden tutmaz?
Kalıbın kendisi sağlam: iki seçenek varsa ve biri elenirse öteki kalır. Sorun ilk satırda; seçenekler gerçekten iki tane değil. Safsata eksik menüyle başlıyor, elemeyi doğru yapınca da kimse menüyü sorgulamıyor. Korku eklenince (“yoksa felaket”) daha da iyi çalışıyor.
Nasıl yakalarsın?
- “Ya… ya…” diye kurulan cümle; ikinci seçenek özellikle korkunç.
- Aklına üçüncü bir seçenek geliyorsa yakaladın demektir.
- Seçeneklerden biri özenle çirkinleştirilmiş, öteki tek makul yol gibi duruyor.
Ne dersin?
“Başka seçenek yok mu?” Genelde vardır ve tek soruyla ortaya çıkar. Çıkmıyorsa kendin koy: “Şunu da yapabiliriz. Onu neden konuşmuyoruz?”
Safsata olmadığı zaman
Bazı ikilemler gerçek: düğme ya açık ya kapalı, sınav ya geçilir ya kalınır. Gerçekten iki seçenek varsa “ya bu ya o” demek safsata değil, doğru sayım. Safsata, arada başka yollar varken yokmuş gibi yapmak.
Örnekler
- Aile“Ya bu bölümü okursun ya da ömür boyu garsonluk yaparsın.”
- İş“Ya bu hafta sonu çalışırız ya proje batar.” Başka bir plan? Konuşulmadı bile.
- Reklam“Ya bizim sigortayı alırsınız ya da ailenizi riske atarsınız.” Başka sigortalar da var.
- Futbol“Ya bu takımı seviyorsun ya da futboldan anlamıyorsun.”